Gösteriliyor 1 ile 10 arasındakiler / Toplam : 11 blog yazıları.
217 İzlenme · 331 gün önce

Kamuoyuna Saygıyla Duyurulur,

06.10.2016 tarihinden bu tarafa Beyaz TV kanalının “Söylemezsem Olmaz” adlı sabah programında, bu programı sunan, hazırlayan ve yetkili kişilerce sahte delil üretilmek suretiyle, sistematik olarak şahsımız ve şirketimiz açıkça hedef alınmış, iftira suçuna maruz bırakılmış bulunmaktayız. Hakkımızda yargısız infaza neden olan gerçek dışı haberleri içeren ve sahte delil üreterek yayınlanan “Söylemezsem Olmaz” adlı programa karşı kamuoyu nezdinde bir nebze olsun cevap verebilmek ve iftira niteliğindeki yayınlara karşı gerçekleri anlatabilmek adına kamuoyu ile çok önemli bilgileri paylaşmamız gerekmiştir. Programın sunucuları olarak görev yapan kişilerin ve sorumluların şahsımıza karşı işledikleri ölümle tehdit, hakaret, iftira, suç uydurma ve iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçları hakkında gerekli yargısal süreç ivedilikle başlatılacaktır.

Yaklaşık 13 yıldır yayın hayatına devam eden ve izleyicilerinin gönlünde ayrı bir yeri olan “Kurtlar Vadisi” dizisinin hedef alındığı sabah programında, yaklaşık 4 yıl öncesine ait 159. bölümde geçen mezarlık sahnesiyle ilgili iftira atılmıştır. Bu bölüm, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Daire Başkanlığı Anadolu Yakası Çekmeköy 3. Bölge’de yer alan bir mezarlıkta çekilmiş olup, söylemezsem olmaz adlı sabah programının çalışanlarının görüntü aldıkları mezarlıkla ilgisi bulunmamaktadır. Anılan bölümde gasilhane sahnesi çekileceği için tercih edilen bu mezarlık, gerçeğine uygun olarak hiçbir unsuru değiştirilmeksizin çekimde yer almıştır. Bunu fark eden “Söylemezsem Olmaz” programı sorumluları ve sunucuları bir başka mezarlık olan Ümraniye Kocatepe Mezarlığı’na giderek çekim yapmışlar, iftira suçu atabilmek için sahte delil üretmişler ve kamuoyunu yanıltmak, bizleri haksız şekilde hedef göstermek için görsel basının olağan gücünü kötüye kullanmışlardır. Sahte delil olarak bu kişilerce kullanılan ve 159. bölümde çekim yapılan mezarlıkla ilgisi bulunmayan mekana ait görüntüler karşılaştırıldığında farklı mekanlar olduğu kolaylıkla anlaşılmasına rağmen, dizide geçen mezarlık güncel olarak görüntülenmiş olup, yargısal süreçte delil olarak kullanılacaktır. Program sunucuları suç işlediklerini bilmelerine rağmen, fiillerinin boyutlarını üst düzeye çıkartmışlardır. 12.10.20016 tarihli “Söylemezsem Olmaz” adlı sabah programında, sunuculardan Nihat Doğan tarafından alenen nitelikli şekilde ölümle tehdit edilmiş bulunmaktayız. Diğer sunucu Ömür Varol ise, dizinin hiçbir kanalda yayınlanmayacağını beyan ederek, iş ve çalışma hürriyetini engellemeye yönelik tehditlerini alenen gerçekleştirmiştir.

Bunun haricinde tarafımızca satın alınan “Kurtlar Vadisi Darbe” domaini ile de ilgili “Söylemezsem Olmaz” adlı program sorumluları ve sunucuları kamuoyunu yanıltmış, yine kabul edilemeyecek şekilde iftira atmışlardır. 15 Temmuz hain darbe girişimi öncesinde kamuoyunca da yakından takip edilen ve büyük ilgi duyulan 07 Şubat Mit Krizi ve 17-25 Aralık’ta gerçekleştirilen hain saldırılar, hükümetimizin en üst makamlarınca ve devlet adamlarınca da “darbe” olarak tanımlanmıştır. İşte bu nedenle, 13 yıldır yayın hayatına devam eden ve toplumsal olaylardan esinlenerek hazırlanan Kurtlar Vadisi adlı dizi için, 15 Temmuz hain darbe girişimi öncesinde de FETÖ adlı hain yapılanmanın kalkıştığı 15 Temmuz darbe girişimine gelinen süreçte gerçekleşen diğer darbe girişimlerini konu alan bir konsepti içeren projemiz hazırlanmıştır. Bu kapsamda, içinde “Kurtlar Vadisi Suriye” ve “Kurtlar Vadisi Terör” adlı domainlerin de bulunduğu 208 farklı domainimiz gibi “Kurtlar Vadisi Darbe” domaini de alınmıştır. Ülkemizin meşru hükümetine ve devlet büyüklerimize karşı gerçekleştirilen hain kalkışmaların 15 Temmuz öncesinde de “darbe” olduğu izahtan varestedir. Bu durumun “Söylemezsem Olmaz” adlı programın sorumluları ve sunucularınca gerçek dışı ithamlar içeren şekilde kötü niyetle kullanılması, şeref ve haysiyetimize açıkça saldırı gerçekleştirilmesi kabul edilemez bir durum olup, suç teşkil eden fiillerle ilgili her türlü yargısal süreç başlatılacaktır. Kurtlar Vadisi dizisini daha evvel satın almak ve kanalında yayınlamak isteyen yetkililerin, bu hedeflerine ulaşamayınca, şahsımızı ve şirketimizi, sahip olduğumuz tüm değerleri hedef alarak, görsel basının olağan gücünü kötü niyetli bir şekilde ve şahsi husumetlerine alet ederek kullanması açıkça suç teşkil etmiştir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

PANA FİLM SİNEMA TELEVİZYON PRODÜKSİYON SAN. VE TİC. A.Ş.
M. NECATİ ŞAŞMAZ MEHMET CANPOLAT

132 İzlenme · 462 gün önce

İkinci El Eşya Alanlar

ikinci el eşya alanlar ekonomik olarak sıkıntı çekenler, maddi olarak bütçelerine katkı sağlamak isteyenler , eski eşyalarını değiştirmek isteyenler ve benzeri gibi sebeplerden eşyalarını satmak isteyen kişilerin işlerini kolaylaştırmak için hizmet veren firmalardır. İkinci el eşya değerlendirme amacı olarak kullandığı gibi alım ve satım işleri içinde kullanılmakta olup sürekli işleyen bir ticari sektördür. İkinci el eşyalarınız; evlerinizde veya iş yerlerinizde kullanılmış artık ihtiyacınızı karşılamayan yada değiştirilmesi gereken ürün gurupları gibi eski eşyalardır ve bu eşyalarınızı satmak istediğiniz anda biz devreye girip imdadınıza yetişiyoruz. Kullanılmış eşyalarınızın satılması ve bu satılan ürünlerinde hızla değerlendirilmesi bizim işimiz.

http://www.esyacilar.com/ikinci-el-esya-alanlar

259 İzlenme · 631 gün önce

eskiden dizi indirebiliyorduk şimdi indirme linkleri yok yardımcı olursanız sevinirim.

319 İzlenme · 742 gün önce

altar elendi mi, ütopya potadakiler, 14 eylül kim elendi ütopya, 14 eylül potadakiler, ütopya potadakiler 14 eylül

14 eylül pazartesi günü ütopyada kim elenecek...

ÜTOPYA YARIŞMACILARI
Tuncay
Semih
Murat
Kurretülayn
Serkan
Altar
Bahadır
Dilay
Ütopya Kim Elendi 14 Eylül 2015 izle Tek Parça Tv8 http://ensonhabervideo.blogspot.com/2015/09/utopya-kim-elendi-14-eylul-2015-izle.html

817 İzlenme · 948 gün önce

Mario Oyunları - Gizli Potansiyeli Keşfet
Klasik video oyunları dendiğinde akla birçok isim gelebilir; fakat şüphesiz ki hemen herkesin söylemeden geçmeyeceği oyunlardan bir tanesi Super Mario’dur. Video oyun dünyasının bodur kahramanı tamirci Mario ve kardeşi Luigi’nin Mantar Krallığında kaçırılan prensesi kurtarmaya çalıştıkları bu platform oyunu ilk yayınlandığı günden beri çok satan oyunlar listesinde kendine yer bulmuştur. İlk bölümünün piyasa sürüldüğü 80’li yıllarda oyun tam bir çılgınlık yaratmış ve oyun dünyasını alt üst etmiştir. Dahası, oyun binlerce oyuna ilham kaynağı olmuş, oynanış şekli birçok oyun tarafından kullanılmıştır. İlk bölümün başarısının ardından devam bölümleri de gelen oyun bugün de popülerliğini sürdürmektedir.
Mario ve Luigi kardeşlerin maceraları bugün de devam ediyor. Oyunun meraklıları için ise internette çevrimiçi sitelerde oyun sunuluyor. Hatta oyun karakterlerinin yer aldığı başka oyunlar da mevcut. Platform oyunu şeklinde araba yarışından casino oyunlarına kadar birçok oyunda Mario Bros teması kullanırı durumda.
Casino oyunları dendiğinde akla ilk gelen karasal tabanlı casinolar olsa da oyun sektörü de gelişen teknolojiye ayak uydurdu. Hiç de azımsanamayacak kadar uzun bir süredir varlığını sürdüren çevrimçi casino seçeneği, dünyanın her yanındaki casino oyunu meraklılarını kendisine çekiyor. Çevrimiçi casino dendiğinde akla gelen en önemli isimlerden bir tanesi de playmillion.com casinosu.
Playmillion.com casinosu, çok cazip hoş geldin bonusları ve yüksek kazanç imkânlı canlı casino oyunları sunan, son derece prestijli bir site. Site ayrıca, ücretsiz indirebileceğiniz bir arayüz, 7 gün 24 saat telefon veya e-posta ile müşteri desteği, çok geniş ödeme seçenekleri, VIP salonları ve cazip promosyonlar sunuyor. Site üzerinde oynayabileceğiniz onlarca farklı ve çok büyük ödüller dağıtan slot makinesi seçeneğinin yanı sıra, poker, rulet, bakara ve kreps de oyun meraklılarına sunulmuş durumda. Casino oyunu severlerin ilgisine sunulan bir başka oyun ise Online Blackjack. Çevrimiçi oyununun belki de en güzel tarafı evinizin rahatlığını terk etmeden, gerçek bir casino ortamında olduğunuzu hissederek blackjack oynayabiliyor olmanızdır.
Çevrimiçi casinoların en büyük avantajlarından bir tanesi de yasal engellere takılmadan ve hiçbir sorun yaşamadan oyun oynayabiliyor olmanızdır. Kim bilir belki bir gün Luigi’yi size kart dağıtırken görürsünüz…

2252 İzlenme · 985 gün önce

3 ateist Mevlanaya gitmişler.ona:
-eğer müsaitsen sana 3 sual soracağız?
Mevlana:
-ben müsait değilim Şems e gidin
demiş
ateistler Şemse gitmişler.şems de o sıra bir KERPİÇ ile oyalanmaktadır
ateistler:
-müsaitsen sana 3 sual soracağız
şems:
-müsaidim.birinci soruyu sor
ateistler aralarında bir sözcü seçmişler.
ateist:
-Allah var diyorsunuz.ama Allahı göremiyoruz.Allahı gösterin de biz de inanalım.biz görmediğimiz seye inanmayız
şems:
-diğer suali sor
ateist:
-diyorsunuz"şeytan ateşten yaratıldı ama daha sonra da diyorsunuz seytan ateşle cezalandırılacak".bu saçma değil mi ateş ateşe azap eder mi?
sems:
-son soruya geç
-ne diye insanlara hep baskı kurarsınız, nedir bu seriat,bırakın insanlar ne yapmak istiyorsalar onu yapsınlar o zaman insanlar daha mutlu olur
bütün bu sorularımıza cevap ver ki allaha iman edelim veremezsen .........
ateist daha cümlesini bitirmeden şems yerdeki kerpiçi alıp ateisttin kafasına atmış.ateisttin kafasına hiçbirsey olmamış.sadece acı ile inliyormuş.dışardan darbe yediği belli olmuyor
neyse ateist kadıya gidip davacı olmuş.kadı şemsten hesap sormak için onu huzuruna getirtmiş.
kadı:
-söyle bakalım.niye bu adamın başına kerpiç attın.adam şimdi senden hakkını istiyor..adam ateist diye niye ona kötü davranıyorsun.bizim dinimizde hoşgörü var.cabuk hesap ver!
şems:
-ben hiçbir sekilde bu adama şiddet kullanmadım.bana 3 soru sordu.ben de bu adamın dilden anlamayacağını anladım.onun yaşayarak öğrenmesini istediğimden 3 sorunun 3 üne de tek cevap verdim.
-nasıl yani?
-bu adam bana dedi ki"Allahı bana göster inanayım."ben bu adamın yalan söylediğine inanıyorum.bu adamın başı falan ağrımıyor.başının ağrısını göstersin de inanayım
ateist:
-ama acıyor ben hissediyorum
-ben de Allahın varlığını hissediyorum
ateist caresizce susmuş.söyleyecek bir laf bulamamış
şems:
-daha sonra bana dedi"seytan ateşten yaratıldı ateş ateşe azap eder mi hiç" ben de bu adama cevap olarak kerpiç attım.kerpiç de topraktan insan da topraktan nasıl kerpiç insana acı veriyorsa ateş de seytana öyle acı verecek
ateist:
-ama ama seyyy..
şems devam etmiş:
-daha sonra bana "bırakın insanlar ne yapmak istiyorsa yapsınlar ne diye onları engelliyorsunuz"dedi.ben de o an bu adama cok sinirlendim ve kafasına kerpiç atmak istedim.söyleyin bana"her insan yapmak istediğini yaparsa dünyada düzen kalır mı"
3 ateisttin de o anda kalplerinde birseyler açılmaya başlamış ve Allaha iman etmişler..kadı şemsi cezalandıracaktı ama eski ateistler yeni müminler davalarından vazgeçmiş.

584 İzlenme · 1085 gün önce

Kaldırımda oturur vaziyette el etti ihtiyar..
İki büklüm beli, elinde asası.. Yüzünde derin çizgiler..
Durup, arabaya aldım.
-Nereye gidiyorsun dede ?
-Az ilerdeki kurban kesilen yere bırakırmısın oğlum .?( kapalı semt pazarı )
- Ne yapacaksın orda dede ?
- Belki biraz et verirler..
- Evin nerede ?
- Zafer mahallesinde..
- E nasıl gideceksin uzak oralar..
- Biraz et bulalımda Allah kerim..
Kısa yol boyu bi kamyon dua etti..
Dedeyi bıraktıktan sonra aklıma takıldı.. Gideceğim yerdeki işimi alel acele halledip pazara geri döndüm..
Ethem dede pazarın sütünlarından birinin dibine koyduğu çuvala bir poşet koyup, boş başka bir poşetle elinde asa ağır aksak tekrar pazarı turluyor..

Öbek öbek insanlar karıca misali etleri kesip biçip tasnif ediyor.. İyiler çil çil leğenlerde.. Kemikliler ayrı bir yere yığılmış.. Kantarlar ortada belliki işler sona yaklaşmış.. Birazdan ne var ne yok paylaşılacak..

Yanına yaklaştığı yerlerde kaçamak bir göz teması kuruyor Ethem dede ..
Bu çok kısa tedirgin " bana verecek bişeyiniz var mı? " sorusu..
Bu göz temasına çok yerde karşılık alamayıp ürkek adımlarla çekilip bir diğerine gidiyor..

Bu naif sorunun cevabı hiç o çil çil etler olmadı kaç yere gittiyse..

Kimi göz ucuyla iç yağları işaret etti, bonkör olan bir ikisi bol kemikli birkaç parçayı..

Eliyle lütfedip veren olmadı..
En son yerde herkesten uzak sahipsiz olduğu belli olan bir işkembeyi cebinden çıkardığı çakı ile kabaca temizleyip poşete koydu..
Ben yarım saate yakın onu farkettirmeden izledim..

Serde işgüzarlık var.. Bir iki yere " Şu amca yardıma bakınıyor galiba" dedim.
Pek kimse oralı olmadı..
Sana ne? Senin menfaatin ne türünden bakışlar attılar sadece..

Birkaç kare de fotoğraf çektim..

Bunun dışında hiç müdahil olmadım.
Onun ve çevresindekilerin yaşadığı sessiz diyaloğu, olup bitenleri bir mimik bile kaçırmadan gözlemeye çalıştım..
Epey sonra, dolaşmaktan yorgun olarak güzgüneşine nazır bir kaldırıma oturunca yanına gidip oturdum..

- ne yaptın dede ?
Beni tanıdı .. Tekrar gördüğüne mi sevindi, haline mi hüzünlendi bilmem ağlamaya başladı !
- Çok şükür toparladık bişeyler.. dedi
- hadi o zaman seni evine bırakayım dedim..
Yol boyu bir tır daha dua etti..

Hikayenin ana fikri ben ne iyi bir insanım değil.. Nefsimiz işin içine bulaşık ettiyse affola..

Bu yaşadığımı paylaşıp paylaşmama konusunda çok tereddüt ettim..

Ana fikir şu ki bu bayram biz bol et yiyelim diye emredilmemiş.. Kurban kesme imkanı bulanların büyük bir kısmı zaten normal zamanda da evine et alıp götürme imkanına sahip..

O dedeye parça kalıntı etleri göz ucuyla işaret edenlerin buğazından kendilerine ayırdıkları löp etler nasıl geçecek bilmiyorum..

İbadet şuuruyla kurbanlarını kesenler nizami olarak emredildiği gibi üçe tasnif edecekler mi ?

Hassas Dijital tartı ile etleri aralarında paylaşanlar aynı hassasiyetle ondan ihtiyaç sahiplerinin hakkını ayırmalı değil mi ?
Çevremizdeki Ethem amcalara dikkat edelim..

464 İzlenme · 1134 gün önce

Forum41 Türkiye'de ki vatandaşlara ücretsiz olarak program ve teknik bilgi sunmak için kurulmuştur
Forum41

590 İzlenme · 1202 gün önce

Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâmın pâk gönlüne nazil olan vahiy, iki türlü tezâhür etmiştir:

1-Vahy-i metlüvv: Okunan, tilâvet olunan, namazda kıraat olunan, sözüyle, üslûbuyla, ifâde şekliyle, kelâmıyla, mânâsıyla Allah’a ait olan vahiydir. Üslûbu, lafzı, telaffuz biçimi, söyleyiş tarzı, harf, kelime ve cümle kurgusu mu’cize olan Kur’ân’ın her bir âyeti bu sınıftandır. Namazda okunurlar. Kıraati ve tilâveti ibâdettir. Başka bir ifâdeyle, Allah-ü Zülcelâl’in, Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâma sözüyle, kelâmıyla, lafzıyla, özüyle, mânâsıyla her biçimi Kendi Zât-ı Ulûhiyetine mahsus olmak üzere nazil buyurduğu vahye “Kur’ân” diyoruz.

2-Vahy-i gayr-i metlüvv: Okunuşuyla, tilâvetiyle, lafzıyla, cümle yapısıyla, söyleniş biçimiyle değil; mânâsıyla, özüyle, içiyle, sâfîyetiyle, pâklığı ile Allah’a ait olan vahiydir. Bu tür vahiylerin cümle kalıbına dökülmesi, telaffuz edilmesi, lafzı, ifâde biçimi, söyleyiş tarzı Resûl-i Ekrem Efendimize (asm) aittir. Namazda kıraat olarak okunmazlar. Bunlar da iki kısımdır:

1-Kudsî Hadîs: Cenab-ı Hakk’ın, Kur’ân’dan başka, Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâma nâzil buyurduğu, Kendi Zât-ı Ulûhiyetine mahsus, heybetli, kudsî, rubûbiyetinin azametini, tasarruflarının ihâtasını, Kendi Zâtının ve sıfatlarının büyüklüğünü, rahmetinin eşsizliğini, ihsân ve ikrâmının bolluğunu ifâde eden mânâlardır. Peygamber Efendimiz (asm) bu mânâları nübüvvet ehliyetiyle kendi cümle kalıplarına dökmüş ve bizlere nakletmiştir. Hadis literatüründe bu tür hadislere “kudsî hadis, rabbânî hadis veya ilâhî hadis” denir.

2-Nebevî Hadîs: Cenâb-ı Hakk’ın, Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâma nazil buyurduğu sâir mânâlara ve vahiylere ise,—ki bunları da Peygamber Efendimiz (asm) kendi ifâde kalıplarına dökmüştür- “nebevî hadis”, yani Hazret-i Peygamberin (asm) sözü denmektedir.

Kudsî hadislerin başlangıç kısımlarında, “Allah dedi ki...”, “Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurdu...”, “Allah diyor ki:...”, “Rabb’iniz diyor ki:...”, “Rabb’iniz ne diyor biliyor musunuz?” gibi hadisin, mânâ itibariyle Allah’ın yüce tasarruflarını anlatan bir “Allah sözü” olduğunu vurgulayan ifâdeler yer alır. Bu tür hadisler Kur’ân’da değil; hadis kitaplarında hadis usûlüne uygun rivâyetlerle zikredilmişlerdir.

Kudsî hadislere misaller verelim:

***Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bir gün ashâbına (ra):

“Rabb’iniz ne buyuruyor biliyor musunuz?” diye sordu.

Ashâb-ı Kirâm (ra): “Allah ve Resûlü daha iyi bilir” dediler. Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm):

“Rabbiniz buyuruyor ki: ‘Kim ki bütün erkân ve şartlarına riâyet ederek namazı vaktinde kılarsa, Benim onun için bir ahdim vardır: Onu Cennete koyarım. Kim ki namazın erkân ve şartlarına riâyet etmez ve namazı vaktinde kılmazsa Benim onun hakkında bir sözüm yoktur; dilersem cehenneme koyarım, dilersem cennete.”1

***Ebû Hüreyre’nin (ra) rivâyetiyle, Resûlullah Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm buyurmuştur ki: “Allah şöyle buyurdu: ‘Rahmetim gazabımı aştı.”2

***Yine Ebû Hüreyre (ra) rivâyet etmiştir: Resûlullah (asm) şöyle buyurdu: “Aziz ve Celil olan Allah buyuruyor ki: “Ben kulumun zannı üzereyim. (Beni anlayışına göre kulumla muamele yaparım.) Kulum beni andığı zaman, muhakkak onunla berâber olurum. O Beni gönlünde gizlice zikrederse, Ben de onu bu sûretle anarım. Eğer o Beni bir topluluk içinde zikrederse, Ben de onu o topluluktan daha hayırlı bir cemiyet içinde anarım. Kulum Bana bir karış yaklaşırsa, Ben ona bir arşın yaklaşırım. Kulum Bana bir arşın yaklaşırsa, Ben ona bir kulaç yaklaşırım. Eğer o Bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak varırım.”3

***Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdu ki: “Aziz ve Celil olan Allah meleklerine şöyle emrediyor: ‘Kulum fenâ bir iş yapmak istediğinde hemen bu irâdesini defterine kaydetmeyiniz. Tâ ki gerçekleştirmedikçe. Eğer gerçekleştirirse, o yaptığı fenâlığın bir mislini yazınız. Eğer benden çekinerek yapmaz ve bırakırsa, ona bir sevap yazınız. Fakat kulum bir iyilik yapmak isterse ve yapamazsa, ona bir sevap yazınız. Eğer yaparsa, on misli ile yedi yüz misline kadar sevap yazınız.”4

***Ebû Zer (ra) dedi ki: Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyuruyor: “Her kim bir iyilik ile gelirse, ona getirdiği iyiliğin on katı vardır, bir de Ben artırırım. Her kim bir kötülükle gelirse, onun cezâsı kendi gibi bir günahtır. Ya da Ben onu bağışlarım. ...... Her kim yeryüzü dolusu günahlarla Bana gelirse, hiçbir şeyi Bana ortak koşmamış olduğu sürece, bir o kadar mağfiret ve bağışlama ile onu karşılarım.” (5)

***Ebu İdris el-Havlânî, Ebu Zerr'den(radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah Aleyhissalâtu Vesselâm, aziz ve celil olan Rabbinden naklen anlattığına göre, Rabb Teâlâ şöyle buyurmuştur:

“Ey kullarım! Ben nefsime zulmü haram ettim, onu sizin aranızda da haram kıldım. Öyleyse birbirinize zulmetmeyin. Ey kullarım! Hidayet verdiklerim dışında hepiniz dalâlettesiniz. Öyleyse benden hidayet isteyin de size hidayet vereyim! Ey kullarım! Benim yedirdiklerim hariç, hepiniz açlarsınız. Öyleyse benden yiyecek isteyin de size yiyecek vereyim! Ey kullarım! Benim giydirdiklerim hariç hepiniz çıplaklarsınız! Öyleyse benden giyinme talep edin de sizleri giydireyim! Ey kullarım! Sizler gece ve gündüz hata işliyorsunuz. Ben ise bütün günahları affederim. Öyleyse benden mağfiret talep edin de sizleri bağışlayayım. Ey kullarım! Bana zarar verme mevkiine ulaşamazsınız ki bana zarar veresiniz! Bana fayda sağlama mertebesine de ulaşamazsınız ki bana menfaat sağlayasınız. Ey kullarım! Şayet sizlerin öncekileri, sonrakileri; insî olanları, cinnî olanları hepsi de sizden en muttaki bir insanın kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümde hiç bir şeyi zerre miktar artırmazdı. Ey kullarım! Eğer sizin öncekileriniz ve sonrakileriniz, insî olanlarınız, cinnî olanlarınız sizden en günahkâr bir kimsenin kalbi üzere olsaydınız, bu benim mülkümden zerre kadar bir eksiklik meydana getirmezdi. Ey kullarım! Eğer sizlerin öncekileri ve sonrakileri insî olanları, cinnî olanları bir düzlükte toplanıp bana talepte bulunsaydınız, ben de her insana istediğini verseydim, bu, benim nezdimde olandan, iğnenin denize batırıldığı zaman hasıl ettiği eksilme kadar bir noksanlık bile meydana getirmezdi. Ey kullarım! Bunlar sizin amelleriniz, onları sizin için sayıyorum. Sonra bunların karşılığını size ödeyeceğim. Öyleyse sizden kim bir hayırla karşılaşırsa Allah’a hamd etsin. Kim de hayır değil de başka bir şey bulursa, kendinden başka bir kimseyi kınamasın, başına geleni kendinden bilsin.”6

Dipnot:
1-Dârimî, Salât, 24;
2-Buhârî, Tevhid, 2182;
3-Buhârî, Tevhid, 2183; Müslim, Tevbe, 1, 21;
4-Buhârî, Tevhid, 2184;
5-Müslim, Tevbe, 22;
6-Müslim, Birr 55, (2577); Tirmizî, Kıyamet 49, (2497).

815 İzlenme · 1235 gün önce

Peygamberimiz (s.a.v) Hz.Ali ye şöyle dedi:
Ya Ali Beş Şeyi Yapmadan Yatma !
1- Kuranın hepsini okumadan yatma,
2- Dört bin dirhem sadaka vermeden yatma,
3- Kabe yi ziyaret etmeden yatma,
4- Cennette yerini hazırlamadan yatma,
5- Küs olduğun biriyle barışmadan yatma,
Hz. Ali (R.A) bu nasıl olur ya RASULALLAH dedi..?
Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurdu;
Bilmiyor musun ki ;
1- (3 kere) İhlas Suresi Kuranın hepsine eşittir.
2- (4 kere) Fatiha Suresi 4.000 dirheme eşittir.
3- (10 kere) Lailahe İllallahu Vahdehu La Şerikeleh * Lehül Mülkü Ve Lehül Hamdü Yuhyi Ve Yümiyt * Ve Hüve Ala Külli Şey’in Kadiyr * demende KABE'yi ziyarete eşittir.
4- (10 kere) La Havle Vela Kuvvete İlla Billahil Aliyyil Aziym * demen cennette yerini hazırlamana vesiledir.
5- (10 kere) Estağfirullah El Aziym Ellezi Lailahe İlla Hu El Hayyul Kayyum Ve Etübü İleyh demen dargın ve husumetli olduğun insanlarla barışmış derecesinde ecre vesiledir... (Tirmizİ)

Google Reklamları

Google Reklamları